15 Temmuz 2017 Cumartesi

Tarih Nefes Alır Hissedin...

 
 
  Bir Sela Okunur, Bir Millet Uyanır, Tarih Tekrar Yazılır...
  Destanın Adı "15 Temmuz"
 
  Sırlı geceler vardır, kendini duyurmak isteyen. O gecelerin güneşi başkadır, insanı başka. Sırlı geceler açmak ister sırrını, dolmak ister kulaklara, yazılmak ister tarihe. O geceler kan olup aksa da, gözyaşıyla yıkansa da, "Dur" der tarihe "Ben geldim." der. "Yaz beni destanlar arasına, kat beni şehitlerin şanına." Ve ekler "Duy Beni..."
  Öyle bir geceye uyandık ki biz, tahayyül etmesi zor. Korku değildi bizimki; tarihi yeniden yazmanın kahramanlığı ve heyecanıydı sadece. Vurup tarihin kapısına "Yaz bu zaferi de sayfalarına" demekti. "Öyle bir milletiz ki damarlarında akan kan deli, ruhu özgür, inancı sağlam." duyur bunu dünyaya, hatırlat cihana demekti.
  Gece utandı karanlığından, insan utanmadı karanlık kuyusundan. Gökyüzü bu kadar kötü insana kubbe olmak istemedi de, nasıl kötüler gökyüzünü mesken tuttu.
  Toprak bağrında acıyla çatlarcasına ağladı; analar, babalar, evlatlar, toprağa düştü. Toprak aldığı kahramanı geri verdi bu millete hiç  hesap edemediler bunu. Aşkları düştü yaktı toprağı, sonsuz oldu aslında sevdaları hesap edemediler. Gökler korur bu milleti, göklerdeki orduyu hesap edemediler.
  Bizi hatırlamak isteyenlere, bizler Hamdolsun o gece hatırlattık kendimizi. Şehidim hakkını helâl et; ne sana yaraşacak insanım, ne sana yaraşır yazdıklarım. Beni tanımadan benim için içtin şehadet şerbetini. Affet beni...
  Ve o gece sabah oldu. Çünkü kararların üstünde bir karar vardı. Göklerin asıl sahibi vardı. Gecenin sahibi vardı. Tendeki canın sahibi vardı. Al bayrağın asıl sahibi vardı. Tekbirlerin sahibi, bu milleti muzaffer eyledi...
  Çünkü yenilmez olan İmandır. Rabbim'in izniyle de yenilmeyecek. Ve bizlere inancımıza yakışmak düşer...
  "Vatan Sevgisi"nin üstünde bir ideoloji, siyaset, politika olmaz. Eğer bu çemberde birleşemiyorsak sevgimizde bir sorun var demektir. Eğer "Vatan Sevgisi" birleştiremiyorsa bizi, ayrılığın karanlığına düşmüşüz demektir. Çünkü gerçek sevgi hesapsız olur.
  O gece evine dönmemek üzere, sokağa çıkanların sevgisine bakmalı ve sevgimizi sorgulamalıyız. Ne kadarız demeliyiz...
  Ne deyim, ne yazayım... Benim aciz kalemim; böyle şanlı bir geceye, şanlı bir millete ne kelam etsin. Ne yazsam yaraşamam onun şanına.
  Rabbim minareleri ezansız, gök kubbeyi al bayraksız, milletimi vatansız, vatanımı devletsiz ve bizleri inançsız bırakmasın.
  Çünkü öylesine akmadı kanlar, öylesine okunmadı selalar, öylesine değildi bu yazılan destan. Öyle bir milletti ki bu millet gece vatanını kurtarıp sabah işine gitti. Vatan borcunu ödeyip, devletine hizmet etmek için işine gitti.
  Ne deyim aşık olunası bir tarihe sahibiz ve tarihin aşık olduğu kahramanlıklara. Tarih tanır bizi dedelerimizden, geçmişimizden ve unutmayacak geçmişine yakışır torunlarından, bugününden...
  Geçmişimden bu günüme; vatanım, bayrağım, ezanım, inancım için; şehit olan, çalışan, çabalayan, yazan, yaşayan herkesten Allah razı olsun... Benim yoktur ama varsa hakkım helâl olsun... Şehidim asıl sen hakkını helâl et bu biçareye...
  15 Temmuz gecesi Selalar bu milleti uyandırdı ve bir tarih yazıldı. Eğer uyanmayan varsa hâlâ ruhu için okunacak seladan önce kalplerine bir sela okusunlar. Çünkü kalplerin uyanması gerek, gözlerden önce kalplerin görmesi gerek. Çünkü bu kalbe "Vatan Sevgisi" bu vatana vatanını seven millet gerek...
  Vatanımızı sevelim diğer sorunları sevgimiz çemberinde çözeriz zaten... Şehitlerime sonsuz saygı ve dualarımla...
 
  A.Z.Yazar   
 

11 Temmuz 2017 Salı

Bazı Aşkların Külleri De Isıtır...



  İnsanı yenebilen yegane duygudur, aşk. Belki de aşkı yenen insanı yenemeyebilirdik. Belki de bu yüzden herkes aşka yenilirdi.
  Ve aşk sadece insana karşı duyulmaz. Bazısı  paraya aşık olur. Bazısı arabaya, kıyafete, üne...Bazısı ailesine, bir kadının gözlerine, bir adamın merhametine...
  Paraya aşık olmak bizi aşağılık yapar mı? Aslında maddeye duyulan maddi aşk kölelik yapar hepsi bu. Özgürlüğünüzden çalar. Siz olamazsınız fazla. Madde araçtır, amaç olursa aslıyla çakışır.
  Yani varacağınız durak manevi olmalı, yolculuktaki araç maddi olsun en fazla. Yoksa kaçıracağınız manzaralar çok olur.
  Yanmadan yaşayamazsınız hep yavan kalırsınız bu hayatta. Kül olamazsınız mesela. Isınamazsınız, yanmadan yazamazsınız, yaşayamazsınız bu hayatı.
  Ben yazıya aşık oldum. Yaşadığım şehre aşığım. Mavisi kadar umut eder burada insanlar, dik yokuşlar kadar inatçılar, hırçınlar. Karadeniz gibi ne zaman dalgalanacakları belli olmaz. Ama insanlıkta ve sevda da kül olana kadardır yolculukları. Yorulmazlar, yormazlar kimseyi; insanlıkta ve sevdada sağlamdırlar.
  Velhasıl kelam bazen yazmak, yazılanların okunması ihtiyacını doğurur, bazen aşkın külleri ısıtır. Bazen güneşin gözükmemesi sabah olmadığı manasına gelmez. Bazen blog yazarlarının yazı paylaşmaması; yazmadıkları, hiç yazı paylaşmayacakları anlamına da gelmez.😊😊
  İnşallah iyisinizdir...Şu yaşam denilen okyanusta gemimiz çok hasar alıyor ama yolculuğa devam etmezsek gemiyi yüzdüren su gemiye zamanla zarar verebilir. Yani ya yolculukta diğer gemilerle mücadele edeceğiz ya da yaşamımız olan okyanustan alacağız en büyük darbeyi. İnsan mücadele etmek için yaşar ve en büyük mücadele iyi kalmaktır; "İyi kalın."
  Küllerinizle ısının, zamanı geldiğinde o küllerden yeni bir ateş yakın. Belki sizin değil ama çevrenizdekilerin ısınmaya ihtiyacı vardır...Sevgilerimle...

(Bazı yazılar ortak duygulara yazılır. Bu satırlarda öyle. Hadi şimdi kaldırın kalemlerinizi, ortak acılarımıza...)
 
A.Z.Yazar