Ana içeriğe atla

Kurduğunuz Hayallere Şu Anda Ulaşılamıyor

 13 Ocak 2017
(Saat 09.30'da yazıldı.)


Lütfen Daha Sonra Tekrar Hayal Kurunuz

 
  Zamansız mıdır hayatta ki duygular? Hiç beklemediğin anda mı oluşur bazı hisler? Zamansız olan gözleriydi bana sorarsanız. Kalbimin ortasına nasıl düştü gözleri? Onu görmeme gerek olmadan, hayali yetiyordu beni darma duman etmeye. Nasıl bu kadar güçlü olur, nasıl yerle bir eder bu kadar?
  Ben ki dünyadan kaçıp hayallere sığınan bir insan, kaçamıyorum ondan. Artık hayallerimde de o var. Bu nasıl bir imtihandır? Bu kadar uzak olup, bu kadar yakın olmak. Gözlerinin karanlığına hayran olup adım attığım gün kayboldum. Ama alışıyorum karanlığa. Yolunu bulup buradan çıkmam lazım. Artık hayallerime ulaşamıyorum. Sürekli olarak "Kurduğunuz hayallere şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar hayal kurunuz." uyarısı alıyorum. Gözlerim isyana kalkıştı. Uykuyu reddediyorlar. Gece uyuyamıyorum, sabah kalkamıyorum. Sabahları baş ağrısı yerleşti yanıma. Gitmeye niyeti yok, bakışlarından anlıyorum.
  Uykularım nasıl beni terki diyar etti anlamıyorum. Uykularımda dinlenirdim ben. Yorgunum uzun zamandır. Uzun zaman oldu gözlerinin karanlığında kaybolalı. Bu halime alışamadım pek. Kapitalizme benziyorsun biraz da. Kalbime yerleşmene lafım yok. Gözlerimin seni aramasına da. Ama hayallerimi sömürmen, anlam veremiyorum ona. Ben ki hayal evreninin en yetkilisi, şimdi oldum en yetkili delisi. Gözlerin, işte bütün meselede bu. Karanlığından çıkamıyorum. Kaçamıyorum gözlerinin gecesinden. Bir hayalime ulaşabilsem, kaçacağım karanlığından. Ama bütün aramalarım boşa çıkıyor. Sistem de bir hata var. Ne yapayım devlet yetkililerine mi sesleneyim? Var mıdır bir çaresi onu da bilemiyorum? Kısacası aklımda sen, aklım sen.
  Kızıyorum zamanla bizi karşılaştırmayan tesadüflere. Ne olur sanki yollar sana çıksa? Hayal evrenimde değil, gerçek dünyada. Ama yok! Gözlerim seni ararken kayboluyorsun sanki, aynı yolda yürüyor olsak bile. Eğer değilsen kaderim, neden bu denli sana kurulmuş hayallerim. Tesadüfler bizim için tedavülden kalktı sanırım. Şimdi söyle bizi karşılaştırmayan tesadüfe mi kızayım, karanlığın da kaybolduğum gözlerine mi kızayım, yoksa senden başkasını bilmeyen hayallerime mi?
  Hepsini elimin tersiyle atıp yine kendime kızıyorum. Nasıl düştüm bu hale diye? Nasıl bir duygu ki hem bütün duygulan içinde  hem de hiçbir duygu yokmuş gibi hissizce. Bende kalan fotoğrafına bile bakamıyorum. Sanki anlayacaksın sana baktığımı. Zaten anlamadıysan bu da senin ayıbın. Küçükken oynadığımız oyunlar gibi basit olsaydı hayat. Büyüklüğün karmaşasında kaybolmasaydık.
  Daha küçükken görmeseydim zeytin gözlerini. Tutulmasaydım siyahına. Hatırlar mısın? Bilmem, küçükken çok kızdırmıştın beni, ben de "Gözlerini yedim işte sennniiinnnn." diye bağırmıştım. Hâlâ zeytinlere baktıkça karanlık gelir aklıma ve o karanlıkta gönüllü kayıp olan ben. Hâlâ her zeytini parmaklarıma alıp yukarı kaldırıp gözlerini düşünürüm. O an gelir oturursun karşıma, kayıplığım gelir aklıma. Yetim öksüz olmak gibi değil aşkının kayıbı olmak. Sen olamazsın ailem gibi. Ama sensiz de olamıyorum ben gibi.
  Ne acı değil mi, haberin yok sana yazılan bu satırlardan. Belki de hiç olmayacak. Kim bilir kimlerin şiiri oldun. Şairin olmayı çok isterdim. Ama ben de şiirine şair olacak yürek yok. Sessiz başladı bu sevda, sessizce bitecek. Karanlığın yutacak çığlığımı. Gözyaşlarım aydınlatmayacak gözlerini. Ve benim gidecek yerim yok. Hayallerimi istila ettin.
  Karanlığın her geçen gün yutuyor beni. Yollar bizi birleştirmiyor. Dünya farklı yönlere koyuyor bizi. Doğuyla batı, kuzeyle güney gibi ayrılıyoruz. Ben sevdama inat Asi gibi ters yönde çabalarken, sen Meriç gibi taşkınlar yapıyorsun. Ne ben ters akıp sana ulaşabiliyorum, ne sen yatağından çıkıp bana.
  Kabullenir miyim bu durumu, bilmiyorum? Bilmek benim harcım değil. Ama sevdamın ağırlığı kalbimde, her şeye bedel. Bil ki sevdama sahip çıkacağım. Var olmaya devam edecek. Yollar bizi belki bir gün karşılaştırır. O gün sevdamın yükünü sana devredeceğim. Karanlığından çıkacağım. Belki hayallerimi de kurtarırım. O gün ya sen de tutarsın ellerimden beraber yürürüz, ya da bırakırsın beni ben yürümeye devam ederim. Hayatta seninle var olmadım, sensiz varlığımda sona ermeyecek. En fazla anlamı olmaz yazdıklarımın.
  Lütfen o gün tut ellerimden, yoruldum ben. Çok görme bana omzunu. Benim omuzlarım çöktü dertlerimden. Sevgili, sana yazmak zor, ağır. Ama hafifledi kalbim. Karanlığım aydınlandı bir nebze. Mektubun sonuna geldim. Okursun günün birinde, zamanın delicesine aktığı bir yerde.
  Teşekkür ederim, dünyanın cehennemine karanlığının Cennet'inden bahşettiğin için. Belki anlamsız olacak, belki sıradan ama bu sözü ben kimseye söylemedim, sana bile. Ama yazıyorum sadece sana. Duymayacak bunu benim sesimden belki kulakların. Sadece oku yazdıklarımdan, bunca yazılanın özeti iki kelimeye sığdı işte; "Seni Seviyorum."
 
 
(Yazdıklarım yazmayı planladığım romanın sayfa sayısını bilmediğim satırlarıdır. Farklı bir yazardır değil mi bunu yapan? Ama benim doğalımda bu. Düşünceler yazıya dökülmek istedi. Yapabileceğim .bir şey yoktu yazmaktan başka. İnşallah bir gün bütün haliyle yazmış olurum. Satırlar kitap kokusuna karışır ve bizler içimize çekeriz o kokuyu. Okuduysanız eğer sabrınıza sonsuz teşekkürler. Asi kadar diretin hayallerinizde, Meriç kadar genişletin hayal evreninizin sınırlarını. Merak etmeyin hayal evreninde toprak hesabı yapılmaz, dünyadakinin aksine.
 
Sevgiyle Kalın...😊)
 
 
"Aşkı Zikreden Yazar"  

Yorumlar

  1. Çok beğendim:) bir gün bastırırsan eğer mutlaka okumak isterim, yüzüm düştü okurken bolca

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah tamamlarım bir gün okursunuz niyetim o yönde Rabbim'de izin verirse yazacağım günün birinde. Ama inanın yüzünüzün güleceği satırlar bolca olacak. Sevgiler ve çok teşekkür ederim bu güzel yorum için :)))

      Sil
  2. Ne güzel yazmışsın eline sağlık 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim... :))) Sevgiler :))

      Sil
  3. Çok etkileyici satırlar. Ben çok etkilendim en azından...

    Ne duyumsadıysadınız, duyumsattınız bu yazı ile, inanın. Çok güzel. Neler neler yazılmaz... Ama yorumlar kısa oluyor ya :)

    Sevginize sahip çıkmak... Bu içtenlik, duruş, ne yazsam... Benim de gözlerimden yaş aktı. Sevgi böyle omalı. Gerçeğinden. Çok içten. Hiç mi söylememiştiniz gerçekten , burada yazılar ile söylediğinizi.

    Elektrik de tesadüfen bulundu, yerinde duran kıtalar da tesadüfen ve akılda yokken. Değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl güzel bir yorum bu böyle :))) Çok teşekkür ederim :)) Böyle hissettirmek mutlu etti beni. Ama gözünüzden yaş akmasına üzüldüm. Günün birinde tamamlarsam gülümseyeceğinizde satırlar da olacak. Sevgiler... :)))

      Sil
  4. "Gözlerin, işte bütün meselede bu."
    Değil mi? Bütün mesele bir çift gözde. :) Samimiyetinizle aşkı zikretmişsiniz. Kaleminize sağlık. :)
    (Hayal evrenini bu yüzden seviyorum, toprak hesabı olmayan bir yer işte.:))
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler... Naçizane yazıyorum ama bu güzel yorumlar umut oluyor. Hayal evreni candır :)) Sevgiler :))

      Sil
  5. Emeğinize sağlık güzeldi. Hiç okumayacağını bildiğin bir mektup yazmak sevgi ve aşırı sabır ister. Güzel sevmeyi gerektirir. Kahramanınız öyle sevmiş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle sevdi gerçekten, gerçek sevgi sebepsizdi sebep aramadı. Çok teşekkür ederim :)) Sevgiler :))

      Sil
  6. kar beyaz duygular bunlar. ve yazıya dökmenin/dökebilmenin Nirvana sı nerdeyse. kalemine yüregine sağlık... Hayaleri olmayan insanlar ölü olanlardır bence. tşkler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Daha yolumuz çok uzun yazmak konusunda, daha kalemin çok yol kat etmesi lazım. Ama umut oluyor insana bu yorumlar... Teşekkürler benden bu nedenle :)

      Sil
  7. Yazmak bu işte. Sevginin anlatımı böyle doyurucu olunca bitmesin istersin okuduğun. Çok derin bir yazı olmuş, gerçek ancak bu kadar iyi anlatılır, yaşayanın kaleminden.
    Kitabın sayfaları ilerledikçe, doğum sancıları gibi sızılar çekeceksin Büşra. Okumak için sabırsızlandım. Gözlerinden öperim kızım. Sevgiler sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Ablam çok teşekkür ederim. Nasıl mutlu ettin beni bu yorumunla. İnşallah tamamlarım ama evhamlıyım sağlam bir kitap olsun diye çok uğraşmam lazım. Sevgiler sana güzel kalpli Ece Ablam :))

      Sil
  8. Biz mi kapsama alanından çıkıyoruz yoksa mümkünlük sorgulaması mı vazgeçiriyor bizi? İşte orada hata aslında hayal de bile bu kadar hesap kitap yapar hallerimiz bizi mahrum bırakıyor bazı şeylerden. Olmasın, hayal bu demek lazım ara sıra. Orayı yakalayıp ne iyi yaptınız..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim anlamlı yorumunuz için :)) Sevgiler :))

      Sil
  9. Seni seviyorum aslında çok önemli cümlelerden.İçeriğini doldurduğumuz sevgiler yaşamak dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle gerçekten dolu yaşanmalı sevgiler, teşekkür ederim. Sevgiler :)

      Sil
  10. çok etkileyici,bekliyoruz romanını....
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah ya, çok teşekkür ederim :)))

      Sil
  11. Etkileyici. Fazlasıyla duygu yüklü.. İnşallah kitap olur da bu güzel satırları hikaye kalıbında okuruz. 🌹🌹

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım benim :)) İnşallah Rabbim nasip eder yazarım da olur :))

      Sil
  12. Keşke hemen kitabın yayımlansa 😍😍😍👍🏼

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh canım mutlu ettin beni :)) Yazarsam ilk yollayacağım kişilerden olacaksın inşallah :)))

      Sil
  13. Ay ne güzel satırlar bunlar.Buram buram aşk kokuyor.😃 GERÇEKLİK payı varmı bilmiyorum ama umarım yoktur ve hep mutlu olursunuz.Tebrikler bu güzel satırları böyle etkileyici
    aktardığınız için.Takibime alıyorum.Gözüm üzerinizde.Sizide beklerim 😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoş geldiniz :)) En kısa zamanda bende ziyaretinize geleceğim :)) Çok teşekkürler bu güzel yorum için. Gerçeklik payı yok. Hayal ürünü ama herkesin yaşamından bir parça var muhakkak. İnşallah sizde hep mutlu olun :)) Sevgiler

      Sil
  14. Çok beğendim çokk nerelere gittim geldim inşallah çıkar kitabınız da, mis gibi kitap kokusuyla okuruz. Tebrik ederim. takipteyim bundan sonra

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim bu güzel yorum için. Yolculuğa çıkarıyorsa yazılanlar kalbe dokunmuştur :))) Hoş gelmişsiniz, en kısa zamanda uğrayacağım bloğunuza :))) Sevgiler...

      Sil
  15. Merhabalar. Blogger gazetemizden görüp geldim. Siz de bei takibe alırsanız sevinirim..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş gelmişsiniz :))) Bende uğrayacağım bloğunuza. Sevgiler :)

      Sil
  16. Kaleminize sağlık. Etkileyici satırlar... Sevgiler...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gökyüzü'nün Çocukları


  Çocukluk aitliktir. Bir çocuk anılara aittir en çok. Toprağın yağmur sonrası kokusuna, oyunların en heyecanlı anına aittir. Bir çocuk en çok gülümseyişe, evrenden büyük bir kalbe, bir çocuk saf temizliğe yakışır. Ve her çocuk Gökyüzü'nün Çocuğudur en çok.   Bilirim çocuklar kadar bakmaz kimse Gökyüzü'ne. Gökyüzü dargın olduğu kadar dargın değildir kimseye. Çocukları hatırlayın başları hep yukarıdadır. Çünkü alışkındır Gökyüzü'ne o başlar.   Bilmem ki bileniniz var mı; bulutları bir şeylere benzetme oyunu vardı. Bu oyunun bir adı yoktu ama hep oynardık. Biz çok severdik, anlam yüklerdik bulutlara. Oohohohoo ne anlamlar çıkmazdı ki. Ejderhaların olmadığını kim söylemiş. Hadi oradan! Belli ki hiç bulutlara bakmayanlar söylemiş. Mesela biz göre bir çocuk Gökyüzü'nde olabilirdi. Bir kedi, köpekten kaçıp Gökyüzü'ne sığınmış olabilirdi.   Bize göre olabilirdi bunlar ama ne mutluluktu çıkan anlamlar. Hele ki bulutların hareket ettiğine şahit olduğumda ki mutluluk gö…

Ben De Giderim

Yazar Uyarısı: Herkesin okuması gereken bir yazı değildir. Sadece yüreğini açanlar okusun. Uyarıyı dikkate alın, almalısınız...    Gitmek...Gitmek zordur şu hayatta. Bir kelime ama çok acı demek. Belki veda ama yeni başlangıçlara gebe demek. Vuslatı olmaz bazı gidişlerin bazı yürekler ayrılığı doğar. Hiç aklında yokken kalbine düşer ayrılık. Aklın kabul etmez. Kalp bavulları çoktan toplamıştır ama.   Gitmek, devrim gibidir. İnsanı önce devirir. Sonra ayağa kaldırır. Yaralanan kalpten akan kanlar tecrübe adlı yaralar oluşturur. Yola çıkmak zordur, ya çıktığın yoldan vazgeçmek. Bazen vazgeçişler kazanmaktan zor olur. Dediğimiz gibi; "Bazen vazgeçmek kazanmaktan zordur."   Ben ne zaman giderim? Gider miyim ki? Emin olun giderim. Şimdiye kadar ki gidişlerimin dönüşleri olmadı. Bu nedenle kolay kolay gitmem. Vazgeçmem. Kalbim direttikçe "Dur" derim, "Bekle" derim. Elimden, dilimden, kalbimden geldiğince ertelerim gitmeleri. Dönüşü olmayan gidişlerde ben yarala…

#Mim Hayaller hayaller!

Mimleri çok sevdiğimi söylemiş miydim? Çok seviyorum, belki de bu röportaj okumayı da çok sevmemden geliyor. Mesela bir oyuncu ya da bir yazarı araştırmak istersem röportajlarını okurum hep. Çünkü soruların cevapları iç dünyamızın fısıltıları oluyor. Ve çok güzel bir mim var karşımızda. Beni mimleyen Sevgili Berikanın Günlüğü'ne çok teşekkür ediyorum. Onun cevapları da çok güzel, eğer merak ederseniz bir ziyaret edin bloğunu. Geçelim benim cevaplara; 1) Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer ya da zaman dilimi var mı?   Hayal kurma konusunda üst düzey yetenekli olabilirim. Bir otobüsün camına başımı koyduğum anda, yastığı başımı koyduğum zamanlarda hemen hayal kurabilirim. Hatta uyumak için masal okunan bir çocuk olmadım. Şimdi iyi ki de öyle olmuş diyorum. Çünkü çok fazla masal okumak, hani bilim kurgu tarzı oluyor ya onlar hayal dünyasını öldürebilir. Tabi bu bana göre. Eğer bir gün anne olursam çocuğumla beraber hayal kurarım uyumadan önce. Kitap okuma alışkanlığını tabi ki kazandırm…

Her Deli Yazmaz Ama Her Yazar Delidir

Sabahlara uyanmamak, gecelere uyumamak; benim gibi bir adama mı özgüdür. Sabahları ağzında kesif bir sigara tadıyla uyanmayı bir ben mi bilirim. Damağımda bir hissizlikle uyanıyorum her sabah. Bildiğim kadarıyla sigara yüzünden. Öyle bir tatsızlık oluyor ki ilk dişlerimi fırçalıyorum. Macunun tadını almak rahatlatıyor beni. Biraz peynir atıyorum ağzıma sonra. İşte o zaman damağımın tadı geliyor. Bilmediğim kadarıyla da yaşadıklarımdan bu tatsızlık. Bunun için ne yapacağımı ise bilmiyorum. Zaman makinesi olsa yapar mıydım, yapmazdım. Çünkü bu insanlar bir yolunu bulur, zaman makinesini bile mahvederdi. Yani onunda dolandırıcılığı olurdu. Bilmediklerime bir şey yapmayalım o yüzden, geçelim...   Geçelim dedim de bırakmalı mıyım sigarayı? Sigaranın edebiyatı var bana göre. İçki içmiyorum, o yüzden içkinin edebiyatı olmaz. O da bana göre tabi. Sigara böyle kendini yavaşça zehirlemek gibi. Her gün biraz daha zehir. "Her gün biraz daha zehir, yaşamı yaşanılır hale getirir." bu d…

Bazı Biletler Can Kenarı Olur (Yolculuk Anıları 4)

Yorgundu yolcu, yabancı gibi girdi kapıdan içeriye. Sıkıntılı görünüyordu. Gişeye yaklaştı. Sanki telaşlı mı neydi? Kaçar gibi sıkıntılıydı hali.   "Bir bilet, bir bilet cam kenarı değil,can kenarı olsun." dedi. Anlayışla gülümsedi karşısındaki. Ahh şu içine yolculuk edenler, ne de yorgun, ne de korkak, tuhaf ama bir o kadar da umutlu olurdu.   Bileti elinde, bir köşeye yaklaştı. Boştu yolculuk edeceği aracın tüm koltukları. Ne tuhaf aracı sürende yoktu. Böyle olur içe yolculuklar; yolcusu da, hostesi de, aracı kullanan da sen olursun. Kabullenişle kapadı gözlerini. Ne o bir iki damla yaş mı aktı gözlerinden? Sanki dudaklarında bir gülümseme mi vardı? Ya da, ya da bu çelişki umut demek miydi?   İlerlerken yolculuğunda tökezledi bir an sarp kayalara gelmişti, dik yokuşlara, bir yanı güllük gülistanlık kumsallara. Tanıdık bir havası vardı. Tanıdı da tabelada "Çocukluğun" yazıyordu. Rakım, nüfus, km... bunlar yoktu. Dökülen gözyaşı, atılan kahkahalar, çocukluğun t…