Ana içeriğe atla

Geçmişe, Yaşadığımız An'a ve Geleceğe Mim

 

 
Olsundu
 
Sonlar yazılmalıydı başlangıçlar yerine,
Kötü başlangıçlar olmadan yaşanmalıydı iyi sonlar.
Çizgi filmler çoğalmamalı,
Masallar dolaşmalıydı dilden dile.
Kavuşmalarda olmamalıydı,
Sanki niye vardı ayrılıklar?
Beyaz atlı prenste beklenmemeli,
Herkes kendi atıyla yolculuğuna çıkmalıydı.
Lunaparklarda olmamalıydı,
Gökkuşağından kayıp, sarmaşıklarla sallanmalıydık.
Gözyaşları da olmalıydı ama,
Ya gülmekten ağlamalı ya mutluluktan.
Ne olurdu sanki olsundu bunlar,
Zamanı olmasaydı mutluluğun,
Zamansız olsaydı kapımızda mutluluklar...
 
                                                                           "Aşkı Zikreden Yazar"
 
 
 
Uygun olur diye düşündüm bu şiir geçmişe, yaşadığımız ana ve geleceğe. Ben zamanı geçmiş, şu an ve gelecek diye adlandırdım hep. Hani yıllar ,aylar, dakikalar fazla ayrıntı gibi. Hiç yeni yıl dileklerim olmadı. Yani sadece yeni yıl için dilemedim. İnsan için her an harekete geçmesi için bahşedilmiş bir fırsattır bana göre. Her an hayal kurabilen, dua edebilen birisiyim. Benim dünyam evrenden geniş :) O nedenle sırlamaya kalksam istekleri, kendi dünyam kadar geniş bir yer bulmam gerekir. Bu nedenle bana kalsınlar. Gerçekleşen olursa, yazarım :) Her güneşin doğuşunda fırsat verilir yaşa diye. Eğer hâlâ fırsatın varsa yaşa. Çünkü geçmişe yolladığın her an, sana ait olan kum saatinden çalıyor unutma. Vaktin dolduğunda yaşayamadıkların için üzüleceğin değil yaşadıkların için gülümseyebileceğin bir hayat bırak geride. Ve ne olursa olsun iyi insan olmaktan vazgeçme. Tüm Gönüldaşlara Sevgilerimle...
 
Geçmişe, yaşadığımız ana ve geleceğe yazıldı yazılanlar...

Yorumlar

  1. Kaleminize sağlık. Çok özel ve etkileyici bir yazı idi :) Mutluluk dolu, huzur dolu günlerimiz olsun.. Sevgilerim ile.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. İnşallah mutluluk dolu, huzur dolu günlerimiz olur :) Benden de çokça sevgilerle :))

      Sil
  2. Baştan söyleyeyim arkadaşım en son yazdığın yazı daha çok etkiledi.
    Şiirinde keza öyle. Anlam kazanmış olan yapılara başka anlamlar kazandırdın buda beni etkiledi. Senin kalemini başka seviyorum.
    Her yazında ayrı tat bırakıyor okuyanda. Kalemin yazmaya devam etsin o zaman :)♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya utandırdın beni şimdi 🙈 çok teşekkür ederim :) Bende çok seviyorum senin kalemini. İnşallah her birimizin kalemi yazmaya devam etsin. Kocamaaann seviler sana :))))

      Sil
  3. Ah Nasıl güzel satırlar. Taa nerelere gittim? bir bilsen :) Yüreğine sağlık. Ve senin dünyan gerçekten evrenden geniş. En güzeli de bu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çokk teşekkür ederim, yazılanı okurken yolculuk yaptırdıysak kalbe dokunmuşuz demektir. Evet ya dünyam o kadar geniş ki kendimi orada kaybedebiliyorum bazen :) Çok mutlu etti bu güzel yorumun beni :))

      Sil
  4. En güzel dilek iyi insan olma dileği bence. İyi insan olalım gönüllerde yer bulalım. Gönül kazanmak Allah'ın rızasını kazanmak demektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok haklısınız, bir parça iyi insan olabilsek diğer dileklere de yol bulabiliriz belki. Ve çok teşekkür ederim anlamlı, değerli yorumunuz için...

      Sil
  5. ' Benim dünyam evrenden geniş :) ' paylaşımın en güzel cümlesi bence :) çok güzel yere değinmişsin kalemine sağlık ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet evrenden geniş bir dünyası var her birimizin. Kapısını aralamamız gerekiyor sadece :)

      Sil
  6. Tüm zamanlara... Ancak şimdi denilen an, hangi an. Şimdi dedim ve der demez dil geçmiş oldu bile :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Geçmiş ve gelecek arasında yolculuk ediyoruz, an geçmişe yolladığımız zaman ve geleceğe kurduğumuz hayallerden oluşuyor. :))

      Sil
  7. 2017'den ne bekliyoruz, neler istiyoruz gibi yazılar görüyorum. Ne kadar tehlikeli aslında. Biz Hz. Allah'tan istemeyecek miyiz ayakkabımızın bağını bile?
    An'ı yaşamayı öğrenmeliyiz artık. Bir yıl ne kadar uzun bir süre. Bir kaç saat sonrasına çıkabileceğini kim garanti edebilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim anlamlı yorumunuz için. Evet yıllar veremez isteklerimizi. Ancak istemeyi veren Allah verir istenenleri. Sevgiler...

      Sil
  8. 2017 sevdiklerinizle geçireceğiniz harika bir yıl olsun. Sevgiler... neselisusevim.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün zamanlarımız güzel olsun inşallah :) Teşekkür ederim, sevgiler...

      Sil
  9. Harika bir şiirdi! :) Şu kısım tam bana göre:
    "Gözyaşları da olmalıydı ama,
    Ya gülmekten ağlamalı ya mutluluktan.
    Ne olurdu sanki olsundu bunlar,"
    -Olsundu- sözcüğü ne güzel bir sözcüktür öyle, efendim! :) Kaleminize sağlık!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. İnşallah ya mutluluktan akar gözyaşları ya gülmekten :)

      Sil
  10. Beyaz atlı prens de beklenmemeli,
    Herkes kendi atıyla yolculuğuna çıkmalıydı.Çok etkiledi.Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler benden de sevgiler... Yolculuğumuza çıkalım inşallah :)

      Sil
  11. "Herkes kendi atıyla yolculuğuna çıkmalıydı."
    Ne güzel yazmışsınız! :) Özellikle şu alıntıladığım kısım gülümsetti beni. Kendi atımızla yolculuğa çıkmak dileğiyle, harika bir yazı ve harika bir şiirdi! :) Kaleminize sağlık, sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)) Beğenmenize sevindim. Şu hayatta bir insanı gülümsetebilmekten daha mutluluk verici ne olabilir ki :) Evet yolculuğa çıkmalıyız. Güzel yorumunuza ayrıca teşekkürler :)) Çokça sevgiler...

      Sil
  12. "Gözyaşları da olmalıydı ama,
    Ya gülmekten ağlamalı ya mutluluktan" kesinlikle beni en derinden etkileyen sözleriniz bunlar oldu. Yüreğinize sağlık, umutla yazılarınızı okumaya devam edeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, ne mutlu bana ki dokunabilmiş yüreğinize yazdıklarım. Sevgiler...😊😊

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gökyüzü'nün Çocukları


  Çocukluk aitliktir. Bir çocuk anılara aittir en çok. Toprağın yağmur sonrası kokusuna, oyunların en heyecanlı anına aittir. Bir çocuk en çok gülümseyişe, evrenden büyük bir kalbe, bir çocuk saf temizliğe yakışır. Ve her çocuk Gökyüzü'nün Çocuğudur en çok.   Bilirim çocuklar kadar bakmaz kimse Gökyüzü'ne. Gökyüzü dargın olduğu kadar dargın değildir kimseye. Çocukları hatırlayın başları hep yukarıdadır. Çünkü alışkındır Gökyüzü'ne o başlar.   Bilmem ki bileniniz var mı; bulutları bir şeylere benzetme oyunu vardı. Bu oyunun bir adı yoktu ama hep oynardık. Biz çok severdik, anlam yüklerdik bulutlara. Oohohohoo ne anlamlar çıkmazdı ki. Ejderhaların olmadığını kim söylemiş. Hadi oradan! Belli ki hiç bulutlara bakmayanlar söylemiş. Mesela biz göre bir çocuk Gökyüzü'nde olabilirdi. Bir kedi, köpekten kaçıp Gökyüzü'ne sığınmış olabilirdi.   Bize göre olabilirdi bunlar ama ne mutluluktu çıkan anlamlar. Hele ki bulutların hareket ettiğine şahit olduğumda ki mutluluk gö…

Ben De Giderim

Yazar Uyarısı: Herkesin okuması gereken bir yazı değildir. Sadece yüreğini açanlar okusun. Uyarıyı dikkate alın, almalısınız...    Gitmek...Gitmek zordur şu hayatta. Bir kelime ama çok acı demek. Belki veda ama yeni başlangıçlara gebe demek. Vuslatı olmaz bazı gidişlerin bazı yürekler ayrılığı doğar. Hiç aklında yokken kalbine düşer ayrılık. Aklın kabul etmez. Kalp bavulları çoktan toplamıştır ama.   Gitmek, devrim gibidir. İnsanı önce devirir. Sonra ayağa kaldırır. Yaralanan kalpten akan kanlar tecrübe adlı yaralar oluşturur. Yola çıkmak zordur, ya çıktığın yoldan vazgeçmek. Bazen vazgeçişler kazanmaktan zor olur. Dediğimiz gibi; "Bazen vazgeçmek kazanmaktan zordur."   Ben ne zaman giderim? Gider miyim ki? Emin olun giderim. Şimdiye kadar ki gidişlerimin dönüşleri olmadı. Bu nedenle kolay kolay gitmem. Vazgeçmem. Kalbim direttikçe "Dur" derim, "Bekle" derim. Elimden, dilimden, kalbimden geldiğince ertelerim gitmeleri. Dönüşü olmayan gidişlerde ben yarala…

#Mim Hayaller hayaller!

Mimleri çok sevdiğimi söylemiş miydim? Çok seviyorum, belki de bu röportaj okumayı da çok sevmemden geliyor. Mesela bir oyuncu ya da bir yazarı araştırmak istersem röportajlarını okurum hep. Çünkü soruların cevapları iç dünyamızın fısıltıları oluyor. Ve çok güzel bir mim var karşımızda. Beni mimleyen Sevgili Berikanın Günlüğü'ne çok teşekkür ediyorum. Onun cevapları da çok güzel, eğer merak ederseniz bir ziyaret edin bloğunu. Geçelim benim cevaplara; 1) Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer ya da zaman dilimi var mı?   Hayal kurma konusunda üst düzey yetenekli olabilirim. Bir otobüsün camına başımı koyduğum anda, yastığı başımı koyduğum zamanlarda hemen hayal kurabilirim. Hatta uyumak için masal okunan bir çocuk olmadım. Şimdi iyi ki de öyle olmuş diyorum. Çünkü çok fazla masal okumak, hani bilim kurgu tarzı oluyor ya onlar hayal dünyasını öldürebilir. Tabi bu bana göre. Eğer bir gün anne olursam çocuğumla beraber hayal kurarım uyumadan önce. Kitap okuma alışkanlığını tabi ki kazandırm…

Her Deli Yazmaz Ama Her Yazar Delidir

Sabahlara uyanmamak, gecelere uyumamak; benim gibi bir adama mı özgüdür. Sabahları ağzında kesif bir sigara tadıyla uyanmayı bir ben mi bilirim. Damağımda bir hissizlikle uyanıyorum her sabah. Bildiğim kadarıyla sigara yüzünden. Öyle bir tatsızlık oluyor ki ilk dişlerimi fırçalıyorum. Macunun tadını almak rahatlatıyor beni. Biraz peynir atıyorum ağzıma sonra. İşte o zaman damağımın tadı geliyor. Bilmediğim kadarıyla da yaşadıklarımdan bu tatsızlık. Bunun için ne yapacağımı ise bilmiyorum. Zaman makinesi olsa yapar mıydım, yapmazdım. Çünkü bu insanlar bir yolunu bulur, zaman makinesini bile mahvederdi. Yani onunda dolandırıcılığı olurdu. Bilmediklerime bir şey yapmayalım o yüzden, geçelim...   Geçelim dedim de bırakmalı mıyım sigarayı? Sigaranın edebiyatı var bana göre. İçki içmiyorum, o yüzden içkinin edebiyatı olmaz. O da bana göre tabi. Sigara böyle kendini yavaşça zehirlemek gibi. Her gün biraz daha zehir. "Her gün biraz daha zehir, yaşamı yaşanılır hale getirir." bu d…

Bazı Biletler Can Kenarı Olur (Yolculuk Anıları 4)

Yorgundu yolcu, yabancı gibi girdi kapıdan içeriye. Sıkıntılı görünüyordu. Gişeye yaklaştı. Sanki telaşlı mı neydi? Kaçar gibi sıkıntılıydı hali.   "Bir bilet, bir bilet cam kenarı değil,can kenarı olsun." dedi. Anlayışla gülümsedi karşısındaki. Ahh şu içine yolculuk edenler, ne de yorgun, ne de korkak, tuhaf ama bir o kadar da umutlu olurdu.   Bileti elinde, bir köşeye yaklaştı. Boştu yolculuk edeceği aracın tüm koltukları. Ne tuhaf aracı sürende yoktu. Böyle olur içe yolculuklar; yolcusu da, hostesi de, aracı kullanan da sen olursun. Kabullenişle kapadı gözlerini. Ne o bir iki damla yaş mı aktı gözlerinden? Sanki dudaklarında bir gülümseme mi vardı? Ya da, ya da bu çelişki umut demek miydi?   İlerlerken yolculuğunda tökezledi bir an sarp kayalara gelmişti, dik yokuşlara, bir yanı güllük gülistanlık kumsallara. Tanıdık bir havası vardı. Tanıdı da tabelada "Çocukluğun" yazıyordu. Rakım, nüfus, km... bunlar yoktu. Dökülen gözyaşı, atılan kahkahalar, çocukluğun t…