Ana içeriğe atla

Gün Güzel Nasıl Olur?

7 Kasım 2016
(Çarşamba gününün ilk saatlerinde yazıldı.)




  Gün Nasıl Güzel Olur?

Eğer gülebiliyorsan beraberce,
Odayı kahkahaların ısıtıyorsa olur.
Sen kumandayla kanallar arası gezerken,
Ablanlar telefonla pasta tarifi bakıyorsa,
Ve sen gülerek onları izliyorsan olur.
Derdini paylaştığın varsa,
Derdinle dertleniyorsa,
Seni tutup, yerden kaldırıp,
Devam etmeni fısıldıyorsa olur.
Gülmek olmaz bir tek beraberce,
Ağlıyorsan birlikte,
Akıyorsa gözyaşları birlik içinde,
Sen omuzunu dayıyorsan, başka omuzlara,
Dimdik tutuyorsa o omuzlar seni olur.
Hayallerini anlattığın insanlar varsa,
Hayal aleminin kapısını ilk araladığın onlarsa,
Hayallerine bir basamak koydularsa,
Kardeşim gün işte bu zaman güzel olur.

Yalnızsın temelinde,
Gün gelir, en yakının anlamaz seni,
Bırak şimdi, sen sanki her gün anladın mı diğerini?
Yalnızsın temelinde bil,
Bil ki, Allah yalnızlarında Rabbi.
Gün, güzel olur,
Varsa gününü güzel kılan,
İnan ki kaybetmez daima Allah ile olan...

                                                         "Aşkı Zikreden Yazar"

(Gününüz güzel olsun ve her gününüz. İnancınızı hiç kaybetmeyin. Ve umudunuzu. Derler ya "Umut, bitmeyen duadır." diye...)

Yorumlar

  1. Çok güzel bir şiir olmuş elleriniz dert görmesin....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederimmm, mutlu ettiniz beni :):))

      Sil
  2. çok tatlııı ve hayat doluuuu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Deeptone :))
      Hayat dolu olmak lazım dimi ama :))

      Sil
  3. Çok güzel olmuş. Gün sevdiklerinle berabersen güzel olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle gerçekten sevdiklerin olsun, gerçekten sevdiklerin, teşekkürler :)))

      Sil
  4. Dediklerinizle galiba :)
    Günler güzel olsun dileğimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Acemi Demirci, güzel kalbin gibi olsun günlerin :))

      Sil
  5. Güzel gün senle birlikte olanlarladır. Sana sen olmayı tanıdığı için olur. Güzel gün gelen en saçma mesaja hunharca güldüğünde, güldüren kişiyle olur. Güzel gün yazdıklarında hep var. 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya ne de güzel tamamladın şiiri teşekkür ederim :):))

      Sil
  6. Çok güzel satırlar Yüreğine emeğine sağlık Sevgiler ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)))
      Sevdiyseniz, bende mutlu oldum :))

      Sil
  7. Yanıtlar
    1. Öyle gerçekten umutlu olmak lazım. Umut yarınların ham maddesi :))

      Sil
  8. Çok güzel... Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  9. Sevgili Kağıt Salıncak, Persephone ve Kafa Dergi yorumlarınız biraz geç yayınlamak durumunda kaldım. Boğaz enfeksiyonu geçirdim hastaydım. Hepinize Sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. "Yalnızsın temelinde"
    En sevdiği kısmı bu oldu, harika bir şiir, kaleminize sağlık!!! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Yalnızlık var görmezden gelmek olmazdı. Mış gibi yapmamalı her şeyden bir parça var insanda kabullenmeli...

      Sil
  11. Hiç bir şey emeksiz olmuyor. Günün güzel geçmesi de ne kadar emek verildiğine bağlı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle gerçekten emeksiz yemek olmuyor. Yemeğimiz emeğimiz kadar güzel oluyor. Teşekkür ederim güzel yorumunuz için...

      Sil
  12. Allah'ı kaybeden neyi bulmuş, Allah'ı bulan neyi kaybetmiş.Hepsi bu sözlerde gizli.(baldamlasisozler.blogspot.com)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel dediniz, çok haklısınız. Rabbimizi bulup kaybetmemek duasıyla...

      Sil
  13. ''Sen sanki her gün anladın mı diğerini.'' çok güzel :))

    YanıtlaSil
  14. Merhaba, güzel yazılarınızı takibe aldım, bize de bekleriz...

    https://hedefbodrum.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler hoş gelmişsiniz. Hedef Bodrum'sa olur inşallah...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gökyüzü'nün Çocukları


  Çocukluk aitliktir. Bir çocuk anılara aittir en çok. Toprağın yağmur sonrası kokusuna, oyunların en heyecanlı anına aittir. Bir çocuk en çok gülümseyişe, evrenden büyük bir kalbe, bir çocuk saf temizliğe yakışır. Ve her çocuk Gökyüzü'nün Çocuğudur en çok.   Bilirim çocuklar kadar bakmaz kimse Gökyüzü'ne. Gökyüzü dargın olduğu kadar dargın değildir kimseye. Çocukları hatırlayın başları hep yukarıdadır. Çünkü alışkındır Gökyüzü'ne o başlar.   Bilmem ki bileniniz var mı; bulutları bir şeylere benzetme oyunu vardı. Bu oyunun bir adı yoktu ama hep oynardık. Biz çok severdik, anlam yüklerdik bulutlara. Oohohohoo ne anlamlar çıkmazdı ki. Ejderhaların olmadığını kim söylemiş. Hadi oradan! Belli ki hiç bulutlara bakmayanlar söylemiş. Mesela biz göre bir çocuk Gökyüzü'nde olabilirdi. Bir kedi, köpekten kaçıp Gökyüzü'ne sığınmış olabilirdi.   Bize göre olabilirdi bunlar ama ne mutluluktu çıkan anlamlar. Hele ki bulutların hareket ettiğine şahit olduğumda ki mutluluk gö…

Ben De Giderim

Yazar Uyarısı: Herkesin okuması gereken bir yazı değildir. Sadece yüreğini açanlar okusun. Uyarıyı dikkate alın, almalısınız...    Gitmek...Gitmek zordur şu hayatta. Bir kelime ama çok acı demek. Belki veda ama yeni başlangıçlara gebe demek. Vuslatı olmaz bazı gidişlerin bazı yürekler ayrılığı doğar. Hiç aklında yokken kalbine düşer ayrılık. Aklın kabul etmez. Kalp bavulları çoktan toplamıştır ama.   Gitmek, devrim gibidir. İnsanı önce devirir. Sonra ayağa kaldırır. Yaralanan kalpten akan kanlar tecrübe adlı yaralar oluşturur. Yola çıkmak zordur, ya çıktığın yoldan vazgeçmek. Bazen vazgeçişler kazanmaktan zor olur. Dediğimiz gibi; "Bazen vazgeçmek kazanmaktan zordur."   Ben ne zaman giderim? Gider miyim ki? Emin olun giderim. Şimdiye kadar ki gidişlerimin dönüşleri olmadı. Bu nedenle kolay kolay gitmem. Vazgeçmem. Kalbim direttikçe "Dur" derim, "Bekle" derim. Elimden, dilimden, kalbimden geldiğince ertelerim gitmeleri. Dönüşü olmayan gidişlerde ben yarala…

#Mim Hayaller hayaller!

Mimleri çok sevdiğimi söylemiş miydim? Çok seviyorum, belki de bu röportaj okumayı da çok sevmemden geliyor. Mesela bir oyuncu ya da bir yazarı araştırmak istersem röportajlarını okurum hep. Çünkü soruların cevapları iç dünyamızın fısıltıları oluyor. Ve çok güzel bir mim var karşımızda. Beni mimleyen Sevgili Berikanın Günlüğü'ne çok teşekkür ediyorum. Onun cevapları da çok güzel, eğer merak ederseniz bir ziyaret edin bloğunu. Geçelim benim cevaplara; 1) Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer ya da zaman dilimi var mı?   Hayal kurma konusunda üst düzey yetenekli olabilirim. Bir otobüsün camına başımı koyduğum anda, yastığı başımı koyduğum zamanlarda hemen hayal kurabilirim. Hatta uyumak için masal okunan bir çocuk olmadım. Şimdi iyi ki de öyle olmuş diyorum. Çünkü çok fazla masal okumak, hani bilim kurgu tarzı oluyor ya onlar hayal dünyasını öldürebilir. Tabi bu bana göre. Eğer bir gün anne olursam çocuğumla beraber hayal kurarım uyumadan önce. Kitap okuma alışkanlığını tabi ki kazandırm…

Her Deli Yazmaz Ama Her Yazar Delidir

Sabahlara uyanmamak, gecelere uyumamak; benim gibi bir adama mı özgüdür. Sabahları ağzında kesif bir sigara tadıyla uyanmayı bir ben mi bilirim. Damağımda bir hissizlikle uyanıyorum her sabah. Bildiğim kadarıyla sigara yüzünden. Öyle bir tatsızlık oluyor ki ilk dişlerimi fırçalıyorum. Macunun tadını almak rahatlatıyor beni. Biraz peynir atıyorum ağzıma sonra. İşte o zaman damağımın tadı geliyor. Bilmediğim kadarıyla da yaşadıklarımdan bu tatsızlık. Bunun için ne yapacağımı ise bilmiyorum. Zaman makinesi olsa yapar mıydım, yapmazdım. Çünkü bu insanlar bir yolunu bulur, zaman makinesini bile mahvederdi. Yani onunda dolandırıcılığı olurdu. Bilmediklerime bir şey yapmayalım o yüzden, geçelim...   Geçelim dedim de bırakmalı mıyım sigarayı? Sigaranın edebiyatı var bana göre. İçki içmiyorum, o yüzden içkinin edebiyatı olmaz. O da bana göre tabi. Sigara böyle kendini yavaşça zehirlemek gibi. Her gün biraz daha zehir. "Her gün biraz daha zehir, yaşamı yaşanılır hale getirir." bu d…

Bazı Biletler Can Kenarı Olur (Yolculuk Anıları 4)

Yorgundu yolcu, yabancı gibi girdi kapıdan içeriye. Sıkıntılı görünüyordu. Gişeye yaklaştı. Sanki telaşlı mı neydi? Kaçar gibi sıkıntılıydı hali.   "Bir bilet, bir bilet cam kenarı değil,can kenarı olsun." dedi. Anlayışla gülümsedi karşısındaki. Ahh şu içine yolculuk edenler, ne de yorgun, ne de korkak, tuhaf ama bir o kadar da umutlu olurdu.   Bileti elinde, bir köşeye yaklaştı. Boştu yolculuk edeceği aracın tüm koltukları. Ne tuhaf aracı sürende yoktu. Böyle olur içe yolculuklar; yolcusu da, hostesi de, aracı kullanan da sen olursun. Kabullenişle kapadı gözlerini. Ne o bir iki damla yaş mı aktı gözlerinden? Sanki dudaklarında bir gülümseme mi vardı? Ya da, ya da bu çelişki umut demek miydi?   İlerlerken yolculuğunda tökezledi bir an sarp kayalara gelmişti, dik yokuşlara, bir yanı güllük gülistanlık kumsallara. Tanıdık bir havası vardı. Tanıdı da tabelada "Çocukluğun" yazıyordu. Rakım, nüfus, km... bunlar yoktu. Dökülen gözyaşı, atılan kahkahalar, çocukluğun t…