Ana içeriğe atla

1 Adet "Mim Davetiyeniz" Bulunmaktadır!

 


 Sevgili Mcdrgnn mimlemiş. Hani posta kutusunda bir haber bulursun ya öyle mutlu oluyor insan mimlendiğini görünce:)) Çünkü sana sorulanlar var, cevaplayıp postaya veriyorum, hemen :)))
Bu arada Mcdrgnn blogda tanıdığım güzel kalpli bir blogger arkadaşımız. İyi ki tanımışım, güzel öğretmenimizin öğrencileri çok şanslı. Sevgiler canım, sana ve öğrencilerine...:))
  Geçelim cevaplara,

1) Sihirli bir deneğin olsa hayatın da hangi anı değiştirmek isterdin?
 
  Değiştirmek istediğim bir an yok. Hayatımızda olanların hep olması gerektiği şekliyle olduğuna inanırım. Demek ki en doğrusu en hayırlısı buydu ki böyle oldu. Belki beni kaderci olarak nitelendirebilirler ama benim inancım bu şekilde. Dua etmeyi bil, duan varsa Duyan'da vardır unutma...

2) Küçükken büyünce ne olmak isterdin, neden? Şu an mesleğin ne?

  Küçükken ilkokula gittiğimiz zamanlarda yani öğretmen olmak isteğimi söylerdim. Tabi sınıfta ki herkeste. Sonra ki zamanlarda öğretmen olmak istemediğimi anladım ve ne olmak istediğimi sorguladım. Şu an Harita Teknikeriyim. Kpss'den yeterli puanı aldım, atamaları bekliyorum. Ama artık ne olmak istediğimi çok iyi biliyorum. Yazar olmak istiyorum hatta başarabilirsem Yazar-Şair. Biliyorum ki yazmak benim dünyadaki anlamım.

3) Burçlara inanır mısın? Burcunun özelliklerini taşıyor musun?

  Burçlara inanırım ama sadece özellik olarak. Hani şu yıl şöyle geçecek, bugün dikkatli ol, aman seyahat etme, yıldız falı tarzı olanlarına inanmam. Dediğim gibi burcun belli başlı özellikleri vardır ya ona inanırım. Aslan burcuyum ve tam bir aslanım diyebilirim. Aslında sakinimdir ama sinirlenince öfkem beni bile bazen korkutur. Kolay kolay sinirlenmem yalnız. Sakinliğimi korumaya çalışırım. Beni en çok öfkelendiren ise insanların canımı yakmak için söylediği sözlerdir. Birde dış görünüş olarak soğuk durduğum söylenir, kibirli duruyormuşum, sert mizaçlı olmamdan belki. Zaten tanıdıktan sonra hiçte öyle değilsin sözlerini çok duydum. Buradan da aslan burcu olanların kibirli olmadığını söylemek isterim. Kibir bir kere Müslümana yakışmaz zaten :)) 

Cevaplarken çok keyif aldım, Sevgili Mcdrgnn çok teşekkür ederim...

Bende Sevgili Acemi Demirci, Bayan Hohori, Ece Evren, Sessiz Kaldım mimliyorum. Ve onların cevaplarını da merakla bekliyorum...😊😊😊

Yorumlar

  1. Ay ne güzel...Aslan burcusun demek :) Ben de Büşra.Aslan burcu olmaktan çok memnunum. Hem de ablasını mimlemiş :) Emine Bektaşi(bilmem tanıyor musun) bir değişik mime benzer, başka bir başlık da olabilir ki kendisi akım demiş. Yani hareket olsun.Ben onu değişik yapayım dedim. Ünlü bir iş adamının başarı öyküsü hikâyesine çevirdim. Yarın 3. bölümü de yayınlar bu mimi yapar ve yayarım. Bu mim sahibiyle yollarımız kesişmedi ama şimdi gidip takibe alırım. Görsel zorunluluğu var mı Büşra kızım? Yazarsan sevinirim.
    Cevapların mantıklı ve güzeldi. Hele durumumuzdan memnun olmak lazım elbette, zira bu hayırlısı imiş ki böyle olmuş. Kadere iman gerekir. İsyan hiçbir şey kazandırmaz zaten. Çok güzeldi. Sevgilerimle güzel devam edecek bir pazar günü dilerim kızım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa Ece Ablam demek sizde aslan burcusunuz. Ne güzel anlarsınız beni :)) Evet bu fotoğrafı kullanmak lazım. Cevaplarınızı merak ediyorum. Sevgilerimle...:))

      Sil
  2. Yazılar, yazarları hakkında bilgi veriyor; ama yazarlar daha açık açık bilgi veriyor :)))
    Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle mimler dağınık haldeki "Hakkımda" yazıları gibi :)) Cevaplarınızı bekliyorum... Sevgiler :)

      Sil
  3. Çok güzel cevaplar gerçekten, özellikle kaderci sayılan insanlardan olduğumdan ilk cevabın çok hoşuma gitti ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh teşekkür ederim, bilirim o bilmiş yorumları. Bizdeki kadere iman. Sanki bir şey yapmadan durmuyoruz, elimizden geleni yapıp bırakıyoruz. Sevgilerimle...:))

      Sil
  4. Canım benimmm, nasıl mutlu ettin beni bilemezsin :) Çoook çoook teşekkür ederim bu güzel iltifatların için. Seni iyi ki tanımışım :) Mime gelecek olursa da "Dua etmeyi bil, duan varsa Duyan'da vardır unutma... " bu sözü daha önce hiç duymamıştım ama şuan hayat felsefem olacak derecede güzel bir söz, teşekkür ederim :) Kesinlikle en başarılı Yazarlardan birisi olacaksın günün birinde buna eminim. Ve her zaman mutlu ol, bunu hakedenlerdensin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, nasıl güzel bir yorum böyle çok mutlu ettin beni. İnşallah günün birinde bir yazar olurum. Hayat felsefen olacak bir sözse hele nasıl sevindim anlatamam. Sevgilerimle...:)))

      Sil
  5. İlk kez gördüm bu mim'i. Çokta güzel cevaplamışsın. Kısa ve öz cevaplar :) Her şey gönlünce olsun ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım. İnşallah her birimizin gönlüne göre olur her şey...Sevgiler :))

      Sil
  6. Çok güzel bir mim olmuş :)) En kısa zamanda yapacağım Sevgiler ...Her şey güzel gönlünce olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :))) Her birimizin inşallah, sevgilerimle...:))

      Sil
  7. ayyy ayol senden iyi yazar olur evet evet sen yürü bu yollardaaa la la laaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet la la laaa :))) Bakalım Deep bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, yorumlarınız mutlu ediyor beni. Sevgilerimle...:)))

      Sil
  8. Merhaba! :) Blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Sizide kendi bloguma beklerim :) www.nurundelidolublogu.tk

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gökyüzü'nün Çocukları


  Çocukluk aitliktir. Bir çocuk anılara aittir en çok. Toprağın yağmur sonrası kokusuna, oyunların en heyecanlı anına aittir. Bir çocuk en çok gülümseyişe, evrenden büyük bir kalbe, bir çocuk saf temizliğe yakışır. Ve her çocuk Gökyüzü'nün Çocuğudur en çok.   Bilirim çocuklar kadar bakmaz kimse Gökyüzü'ne. Gökyüzü dargın olduğu kadar dargın değildir kimseye. Çocukları hatırlayın başları hep yukarıdadır. Çünkü alışkındır Gökyüzü'ne o başlar.   Bilmem ki bileniniz var mı; bulutları bir şeylere benzetme oyunu vardı. Bu oyunun bir adı yoktu ama hep oynardık. Biz çok severdik, anlam yüklerdik bulutlara. Oohohohoo ne anlamlar çıkmazdı ki. Ejderhaların olmadığını kim söylemiş. Hadi oradan! Belli ki hiç bulutlara bakmayanlar söylemiş. Mesela biz göre bir çocuk Gökyüzü'nde olabilirdi. Bir kedi, köpekten kaçıp Gökyüzü'ne sığınmış olabilirdi.   Bize göre olabilirdi bunlar ama ne mutluluktu çıkan anlamlar. Hele ki bulutların hareket ettiğine şahit olduğumda ki mutluluk gö…

Ben De Giderim

Yazar Uyarısı: Herkesin okuması gereken bir yazı değildir. Sadece yüreğini açanlar okusun. Uyarıyı dikkate alın, almalısınız...    Gitmek...Gitmek zordur şu hayatta. Bir kelime ama çok acı demek. Belki veda ama yeni başlangıçlara gebe demek. Vuslatı olmaz bazı gidişlerin bazı yürekler ayrılığı doğar. Hiç aklında yokken kalbine düşer ayrılık. Aklın kabul etmez. Kalp bavulları çoktan toplamıştır ama.   Gitmek, devrim gibidir. İnsanı önce devirir. Sonra ayağa kaldırır. Yaralanan kalpten akan kanlar tecrübe adlı yaralar oluşturur. Yola çıkmak zordur, ya çıktığın yoldan vazgeçmek. Bazen vazgeçişler kazanmaktan zor olur. Dediğimiz gibi; "Bazen vazgeçmek kazanmaktan zordur."   Ben ne zaman giderim? Gider miyim ki? Emin olun giderim. Şimdiye kadar ki gidişlerimin dönüşleri olmadı. Bu nedenle kolay kolay gitmem. Vazgeçmem. Kalbim direttikçe "Dur" derim, "Bekle" derim. Elimden, dilimden, kalbimden geldiğince ertelerim gitmeleri. Dönüşü olmayan gidişlerde ben yarala…

Yazı'nın Ham Maddesi Hüzün'dür...

Tarih:1 Eylül 2017 Cuma      Saat:Umudu Hüzün Geçiyor


 Kim ne derse desin "Mutlu İnsan" işi değil yazmak. Mutlu insan kayıp değil ki kaybolsun kelimelerde, düşsün yazının iklimine. Kanamaz ki kalemi aksın kağıda. "Mutlu İnsan" işi değil yazmak, kim ne derse desin. Bizde yazarak mutlu oluyoruz o başka tabi.
  Aslına bakarsak mutlu olmak için "Fazla Hüzünlü Bir Dünya"da yaşıyoruz. Ve kabullenmiş insan yazar, dünyanın hüznünü kabullenmiş insan. Hüznü kalemine yüklenmiş insan yazar.
  Kalemimiz, göz kapaklarımızdan yorgun bizim. Uykumuzu da severiz bu yüzden. Ah! uyuması da zor bizlere, uyanması da. Hüznümüzden tek koptuğumuz an uykumuz o yüzden değerli bu denli.
 Anlaşılmak için de yazmıyoruz, dinlenmek için uyumadığımız gibi. Anlatmak için yazıyoruz, anlamayı istemek karşı tarafın yükümlülüğü. Anlamayı bırakın kelimenin naifliğini hiçe sayıp acıtıyorlar. Kalbimizin ağrısı, sancısı bize kalıyor.
 İnsanların acıtmak için söylediği sözleri geçin, öfkelerinin …

En Güzel Yazı(m)

Bir soru peydah oldu içimde. Cevabını hiç veremeyeceğim bir soru. Kendime "En güzel yazımı ne yazacağım? diye sordum.    Dürüst olmam gerekirdi. Sonra kabul ettim hiçbir zaman en iyi yazımı yazamayacağım. Her yazılan bir öncekinden daha iyi olacak. Yeni yazılan daha bir tecrübe kokacak. Önceki hep bir acemi kalacak. Gözlere daha alımlı gelecek yeni yazılan. Önceki gençliğin toyluğunu taşıyacak satırlarında. Tıpkı yazar gibi eğilip, bükülecek; düşüp, kalkacak; gülüp, ağlayacak ama hep daha iyiye gidecek yazı.  Henüz yazılmayanlar en iyi yazımız olacak.   Bilemeyiz, belki en iyi eserimiz ölümümüz olacak. Yaşama yakışır bir ölüm. Belki hayatımızı taçlandıran sanat, ölüm olacak.    Ünlü mü olmak gerekir bunun için; hiç sanmıyorum. İyi bir insan olmak yetmez mi? Ve iyi bir insan kalarak ölmek. Yaşam sanat değil mi zaten? En zor olanı yaşam sanatı değil mi?    Daha yapmadığımız iyilikler en iyi iyiliklerimiz değil mi? Yarın yaşamadığımız en güzel günümüz. Atılmayan kahkahalar en içt…

Koca Aptal

İnsan bir döngü içinde yaşar. Gece-gündüze, kış-bahara, çocuk büyüğe, doğum-ölüme dönüşür. Yaprak toprağa karışır, tekrar yemyeşil açabilmek için. Bu döngüde geçer yaşamı insanın; ölümü unutup, zamanın farkına varmaması için.    Zaman avucumuzdan hızla akan kum taneleri gibidir. Ve çoğumuzun avucunu kapatıp, zamanı durduracak mecali yok. Geçip giden çocukluğumuzu kaybediyoruz. En güzel zamanlarımız geçmişin tozlu raflarına saklanıyor. En masum yanımızı kaybederken avcumuzu kapatmayı akıl edemiyoruz.    Akıl edemediğimiz başka şeylerde oluyor elbette. Mesela kötü insanların okuduğumuz hikayelerde, izlediğimiz televizyon programlarında var olduklarını sanıyoruz. Ama büyümek bize hiç uzakta olmadıklarını gösteriyor. Çocuk aklımızla bir şeylerin geçeceğine inanırken bazı şeylerin hiç geçmediğine şahit oluyoruz. Döngü bize öğretiyor; yaralanarak büyürsün, yaralarını saramadan ölürsün.    Aslında büyümek hepimizde aynı olmuyor. Bazılarımızın sancılı oluyor yaşamı, zaten hepimizin değil b…